Gazeteci İsmail Zaman, medya, sosyal ağlar ve meslek etiği hakkında konuştu
Haber : ZEYNEP ABBASOVA
Gazeteci İsmail Zaman, medya, sosyal ağlar ve meslek etiği hakkında konuştu
1. Sizce bir gazeteci için en önemli özellik nedir?
Bence bir gazeteci için en önemli özellik, gerçeğe bağlılık, içsel sorumluluk ve gerçeği korkusuzca söyleme cesaretidir. Çünkü gazetecilik sadece bilgi aktarmakla ilgili değil, toplumun düşünce yönünü şekillendirmekle ilgilidir. Bir gazeteci her gün görünmez bir şekilde tarih yazar. Bugün yayınlanan bir haber, yarın kamuoyunu, siyasi kararları, sosyal ilişkileri ve hatta insan kaderini etkileyebilir. Bir gazeteci kelimelerle çalışır. Ve kelimeler hem inşa edebilir hem de yıkabilir. Bu nedenle, bu meslekte vicdan ve etik ilkeler her şeyin üstündedir. Profesyonellik, hız, konuşma becerisi, teknoloji bilgisi, kamera önünde rahat olmak - bunlar önemli becerilerdir. Ancak objektiflik yoksa, gerçekleri kontrol etme yoksa, tarafsızlık yoksa, bir gazeteci bilgi taşıyıcısı değil, manipülasyon aracı haline gelebilir. Bence bir gazeteci her haberden önce ve sonra kendine şu soruları sormalıdır: Dengeyi korudum mu? Karşı tarafın görüşünü sundum mu? Bu bilgi birine zarar verebilir mi? Duygulara değil, gerçeklere mi dayanıyorum? En güçlü gazeteci en çok konuşan ve en görünür olan değil, araştırma yapabilen, bekleyebilen, bazen sessiz kalabilen ve gerçeği bulmak için duygularına kapılmayan gazetecidir. Çünkü gürültü çıkarmak kolaydır, ancak güven kazanmak zordur.
2. Azerbaycan medyasının günümüzdeki gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Azerbaycan medyası son yıllarda hızlı bir değişim evresinde. Dijital platformlar genişledi, haber portalları arttı ve sosyal medya ile entegrasyon güçlendi. Haber üretimi artık daha operasyonel, olaylar saniyeler içinde yayılıyor. Bu, bilgiye erişilebilirliği artırıyor ve izleyici kitlesini genişletiyor. Gençlerin medya alanına olan ilgisi arttı ve yeni bakış açıları oluşuyor. Bu da dinamizmi güçlendiriyor. Ancak gelişmeyi sadece teknolojik hızla ölçmek doğru değil. Medya sadece hız kurumu değil, aynı zamanda derinlik, araştırma ve güven kurumudur.
Günümüzün en büyük ihtiyaçlarından biri de analitik gazeteciliğin güçlendirilmesidir. Okuyucu artık sadece "ne oldu?" diye sormuyor, "neden oldu?" sorusunun cevabını aramakla kalmıyor, aynı zamanda "bu neye yol açabilir?" sorularının da cevabını arıyor. Buna ek olarak, bilgi doğrulama kültürünü daha da güçlendirmek önemlidir. Çünkü bilgi bolluğu çağında, asıl sorun bilgi eksikliği değil, doğru ve güvenilir bilginin seçimidir. Azerbaycan medyasının geleceğinin, etik değerlere bağlı, geniş bir dünya görüşüne ve eleştirel düşünceye sahip gazetecilerin faaliyetleriyle belirleneceğine inanıyorum. Hızı kaliteyle dengeleyebilirsek, medya hem güçlü hem de etkili olacaktır. Aynı zamanda, medyada bazı sorunlar var ve bunların açıkça kabul edilmesi gerekiyor. Özellikle televizyon sektöründe, bazen gazetecilik eğitimi ve mesleki eğitim almamış sunucular ekranlarda yer alıyor. Ekran görünümü ve popülerlik bazen profesyonelliğin önüne geçiyor. Ancak bir televizyon sunucusu sadece metin okuyan bir kişi değil; kamuoyunu etkileyen ve sorumluluk taşıyan bir figürdür. Gazeteciliği anlamayan kişilerin bir bilgi platformunda karar alma pozisyonunda olması, kaliteyi olumsuz etkileyebilir. Öte yandan, sponsor ve reyting faktörü de bazen içeriğin yönünü belirler. Ticari çıkarlar editoryal bağımsızlığın önüne geçtiğinde, bilgi kamu yararından ziyade finansal çıkarlara hizmet edebilir. Bu, medyanın temel işlevi olan nesnellik ve denge ilkesini zayıflatır. Bazı durumlarda sansasyon yaratma, özel hayatın ifşası ve etik sınırlar da göz ardı edilir. Reyting için yapılan bu rekabet, uzun vadede medyanın güvenilirliğini zedeler.
Medya sadece ticari bir platform değil, aynı zamanda bir kamu kurumudur. Bu denge korunmazsa, izleyicinin güveni zayıflayabilir. Güven, medyanın en büyük varlığıdır.
3. Genç gazetecilere ne tavsiye edersiniz?
Öncelikle, genç gazetecilere bu alana şöhret ve popülerlik için değil, sorumluluk ve hizmet için gelmelerini söylerdim. Çünkü gazetecilik yüzeyde parlak görünse de, perde arkasında ciddi bir çalışma, araştırma ve psikolojik dayanıklılık gerektirir. Okumak çok önemlidir; sadece haberler değil, kitaplar, uluslararası medya örnekleri, analitik makaleler de. Dünya medyasını izlemek ve farklı yaklaşımları öğrenmek, bir gazetecinin bakış açısını genişletir. Dil üzerinde çalışmak, gerçekleri iki veya üç kaynaktan kontrol etmek ve olaylara duygusal değil mantıklı yaklaşmak başarının temel ilkeleridir. Gazetecilik eleştirel düşünme olmadan gelişemez. Sabır da çok önemlidir. Bir günde viral olmak mümkün olabilir, ancak ömür boyu güven kazanmak zaman ve ilke gerektirir. Gençler, bir gazetecinin en büyük varlığının itibarı olduğunu anlamalıdır. İtibar bir kez zedelendiğinde, onu geri kazanmak çok zordur. En önemli şey kendi imzasını oluşturmaktır. Taklit olmak kolaydır, ancak kararlı olmak cesaret gerektirir.
4. Sosyal medyanın gazetecilik üzerindeki etkisi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Sosyal medya gazeteciliğin kurallarını değiştirdi. Günümüzde haberler sadece editörlerden gelmiyor, olay yerindeki herkes canlı yayın yapabiliyor ve bilgi paylaşabiliyor. Bu, bilginin demokratikleşmesidir. Olumlu tarafı, bilginin daha hızlı yayılması ve alternatif kaynakların oluşturulmasıdır. İzleyici pasif bir izleyici değil, aktif bir katılımcıdır. Ancak bu sürecin de riskleri vardır. Dezenformasyon, sahte haberler, manipülasyon ve duygusal başlıklar bilginin kalitesini düşürebilir. Bazen reyting yarışı azmi yok eder. Ancak gazeteciliğin temel ilkesi hız değil, doğruluktur. Sosyal medya gazetecinin rolünü zayıflatmadı, aksine onu daha sorumlu hale getirdi. Çünkü artık denetçi daha bilgili ve talepkar. Bu çağda gazeteci bir filtre görevi görmelidir - bilgiyi araştırmalı, bağlam sağlamalı ve manipülasyon olmadan sunmalıdır. Gerçek gazetecilik duygulara değil, gerçeklere dayanmalıdır.
5. Kendinizi 5 yıl sonra nerede görüyorsunuz?
5 yıl içinde kendimi sadece bir haber muhabiri olarak değil, etki yaratan ve öncülük eden bir gazeteci olarak görüyorum. Faaliyetlerimin ekranla sınırlı kalmasını istemiyorum. Ana hedeflerim, sosyal sorunları ön plana çıkaran araştırma projeleri, belgesel raporlar ve programlar üretmek. Benim için asıl hedef şöhret değil. Asıl hedef bağlılık, güvenilirlik ve uzun vadeli etki. Adımın sansasyon yaratmakla değil, kaliteli çalışmalarla hatırlanmasını istiyorum. Bir gazetecinin başarısının, sahip olduğu izleyici sayısıyla değil, topluma kattığı değerle ölçüldüğüne inanıyorum. 5 yıl içinde yapacağım çalışmalar insanların düşünmesine, soru sormasına ve bilinçli kararlar almasına olanak sağlarsa, bu benim için en büyük başarı olacaktır.