GÜNDEM

İran’dan ABD’ye barış için 7 şart: Tahran taleplerinden geri adım atmıyor

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşın sona erdirilmesi için diplomatik girişimler yoğunlaşırken, Tahran yönetimi Washington ile yürütülecek müzakerelerin önünü açmak için belirlediği 7 şartın yerine getirilmesini istiyor. Katar’ın arabuluculuğunda sürdürülen dolaylı temaslarda henüz somut bir uzlaşmaya varılamazken, İran taleplerinde geri adım atmaya yanaşmıyor.

02 Kasım 2026 330 okunma 3 dk okuma
İran’dan ABD’ye barış için 7 şart: Tahran taleplerinden geri adım atmıyor

ANKARA  - BHA 

ABD ile İran arasındaki gerilimin devam ettiği süreçte, Katar üzerinden yürütülen diplomatik görüşmelerde ilerleme sağlandığı yönünde haberler gündeme geldi. Ancak sahadaki gelişmeler, taraflar arasında henüz kalıcı bir anlaşmaya ulaşılamadığını gösteriyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın 3 Kasım’da gerçekleştirilecek ara seçimlerin ardından İran’a yönelik yeni bir saldırı kararı alabileceği iddia edilirken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun da Washington yönetimini yeni bir askeri operasyon için teşvik ettiği öne sürülüyor. Tahran ise olası saldırılara karşılık çatışmaların daha geniş bir bölgeye yayılabileceği uyarısında bulunuyor.

Bu gelişmelerin gölgesinde İran, arabulucular aracılığıyla ABD’ye ilettiği ve savaşın sona ermesi için gerekli gördüğü 7 maddelik talepler paketinin uygulanmasında ısrar ediyor.

İran’ın açıkladığı taleplerin tamamı konusunda yetkililer arasında ortak ve kapsamlı bir söylem bulunmasa da söz konusu maddelerin, iki ülke arasında daha önce hazırlanan 14 maddelik mutabakat zaptının bazı temel hükümleriyle örtüştüğü belirtiliyor.

Tahran yönetiminin öncelikli beklentisi, ABD’nin İran’a uyguladığı deniz ablukasının tamamen sona erdirilmesi.

ABD ve İsrail’in saldırıları sonrasında İran, Hürmüz Boğazı’ndaki gemi geçişlerini durdurmuş, Washington ise buna karşılık İran’a yönelik deniz ablukasını devreye sokmuştu.

17 Haziran’da imzalanan çerçeve anlaşmayla birlikte Hürmüz Boğazı yeniden gemi trafiğine açılmış, ABD de ablukayı kaldırmıştı. Ancak anlaşmanın uygulanmasında ortaya çıkan sorunlar nedeniyle İran temmuz ayında boğazı yeniden kapatmış, ABD de deniz ablukasını tekrar başlatmıştı.

İran, yeni bir barış sürecinin başlayabilmesi için öncelikle bu uygulamanın sona ermesini talep ediyor.

Tahran'ın diğer önemli beklentilerinden biri de yurt dışında dondurulan varlıklarının serbest bırakılması. Yaklaşık 100 milyar dolar olduğu tahmin edilen İran varlıklarının iadesi, önceki çerçeve anlaşmada yer almasına rağmen henüz gerçekleştirilmedi.

İran’ın müzakere masasına taşıdığı bir diğer konu, ABD tarafından uygulanan ekonomik yaptırımların kaldırılması.

Tahran yönetimi, yaptırımlar sona ermeden savaşın bitirilmesini kabul etmeyeceğini belirtirken, özellikle petrol ihracatına ilişkin muafiyetlerin yeniden devreye alınmasını istiyor.

Bununla birlikte İran, ABD’nin Orta Doğu’daki askeri varlığını azaltmasını da şart koşuyor. Ancak bu talebin Umman Denizi’nde konuşlandırılan ABD donanmasını mı yoksa bölge ülkelerindeki Amerikan askeri üslerini mi kapsadığı konusunda henüz net bir açıklama bulunmuyor.

Tahran’ın talepleri arasında Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin yeniden düzenlenmesi de bulunuyor.

İran, Umman ile birlikte belirlenen yeni gemi geçiş güzergâhının ABD tarafından tanınmasını ve alternatif rotaların kapatılmasını istiyor.

Ayrıca İran yönetimi, Lübnan da dahil olmak üzere çatışmaların yaşandığı bütün cephelerde ateşkes sağlanmasını talep ediyor.

İran’ın talepleriyle ilgili tartışmalara, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai’nin açıklamaları da yeni başlıklar ekledi.

Rızai, Al Jazeera’ye verdiği röportajda daha önce gündeme gelen taleplerin yanı sıra iki yeni koşuldan söz etti. Bunlardan ilki, ABD’nin İran’ın iç işlerine müdahalesini sonlandırması. İkincisi ise Washington yönetiminin Tahran’a muhalif gruplarla yürüttüğü işbirliğine son vermesi.

Bu iki başlık, Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’nin açıklamalarında yer almamasına rağmen üst düzey bir İranlı yetkili tarafından dile getirilmesi nedeniyle dikkat çekti.

Rızai’nin açıklamaları, İran’ın müzakerelerde elini güçlendirmek ve pazarlık alanını genişletmek istediği şeklinde değerlendiriliyor.

Tahran yönetimi, taleplerinin bir bölümünün ABD tarafından karşılandığını savunsa da atılan adımları yeterli bulmuyor. İran, bütün koşulların eksiksiz yerine getirilmesinin ardından 48 saat içerisinde Hürmüz Boğazı’nı yeniden açabileceğini belirtiyor.

İran ile ABD arasındaki görüşmelerde en önemli anlaşmazlık konularından biri de nükleer program.

Washington yönetimi, Katar aracılığıyla yürütülen temaslarda İran’ın nükleer faaliyetlerinin de ele alınmasını istiyor. ABD, Tahran’dan yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş yaklaşık 400 kilogram uranyumun ülke içinde veya üçüncü bir ülkede seyreltmesini ve nükleer tesislerin uluslararası denetime açılmasını talep ediyor.

İran ise uranyumun seyreltilmesi seçeneğini tamamen reddetmese de bu konunun mevcut ateşkes ve savaşın sona erdirilmesine yönelik görüşmelerin kapsamına alınmasına karşı çıkıyor. Tahran, nükleer dosyanın ancak daha uzun vadeli ve ayrı bir müzakere sürecinde ele alınabileceğini savunuyor.

Katar’ın arabuluculuğunda ABD ile İran arasında sürdürülen dolaylı görüşmelerde şu ana kadar somut bir anlaşmaya ulaşılamadı. Buna rağmen İranlı yetkililer, Washington yönetiminin söylemlerindeki yumuşamayı ve diplomatik iletişim kanallarının yeniden açılmasını olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyor.

Kaynak: BHA

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır. Hakaret ve reklam içerenler onaylanmaz.

GÜNDEM kategorisindeki diğer haberler

Sonraki haber yükleniyor…

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.

Marka Flower Çiçekçi