TÜRKİYE

Prof. Dr. Zakir Avşar yazdı: "Osman Gazi ve enerji geleceğimiz..."

Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR) Yüksek İstişare Kurulu Başkan Vekili, akademisyen ve Haber7.com yazarı Prof. Dr. Zakir Avşar, “Osman Gazi ve enerji geleceğimiz” başlıklı yazısında Türkiye’nin enerji politikalarını ve Karadeniz’de yürütülen doğal gaz üretim çalışmalarını değerlendirdi.

22 Ekim 2026 207 okunma 5 dk okuma
Prof. Dr. Zakir Avşar yazdı: "Osman Gazi ve enerji geleceğimiz..."

ANKARA - BHA 

TİMBİR Yüksek İstişare Kurulu Başkan Vekili, akademisyen ve Haber7.com yazarı Prof. Dr. Zakir Avşar, "Osman Gazi ve enerji geleceğimiz..." başlıklı yazısında şu ifadelere yer verdi:

"Osman Gazi ve enerji geleceğimiz...

Geçtiğimiz hafta sonu Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu’nun Filyos Limanı’ndan Karadeniz’deki Sakarya Gaz Sahası’na uğurlanması enerji politikamız bakımından önemli bir eşiğe işaret ediyor.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın arama gemilerine ve yüzer üretim platformlarına tarihi şahsiyetlerinin isimlerini vermesi, millî hafızayı stratejik yatırımlarla buluşturan anlamlı bir uygulama.

Fatih, Yavuz, Kanuni ve Abdülhamid Han gibi iz bırakan hükümdarların isimlerini taşıyan sondaj gemileri ile Osman Gazi gibi devlet kuran bir büyük şahsiyetin adını taşıyan yüzer üretim platformun varlığı muazzam etkileyici…

Geçmişimizin ihtişamı ile bugünün teknoloji ve üretim hamlelerini ve görkemli geleceğimizi simgeliyor. Türkiye’nin denizlerdeki enerji arayışına tarihî bir derinlik kazandırırken millî hedefler, kurumsal hafıza ve gelecek vizyonu arasında da güçlü bir bağ kuruyor.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Osman Gazi’yi uğurlama töreninde açıkladığı günlük 20 milyon metreküplük üretim hedefi ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın 2028 yılı için dile getirdiği günlük 45 milyon metreküplük kapasite planı Karadeniz’de keşfedilen doğal gaz rezervlerinin ekonomik değere dönüştürülmesinde yeni bir aşamayı ortaya koyuyor.

Burada söz konusu olan bir üretim tesisinin faaliyete hazırlanmasından daha geniş bir mesele…

Türkiye’nin enerji arz güvenliğini güçlendirmesi, dış kaynaklara bağımlılığını azaltması ve kendi kaynaklarını değerlendirme kapasitesini geliştirmesi için tüm bu çabalar...

Enerji günümüz dünyasında ekonomik kalkınmanın temel girdilerinden olmanın ötesinde ülkelerin stratejik hareket alanını belirleyen başlıca unsurlardan.

Sanayiden ulaşıma, elektrik üretiminden hane tüketimine kadar geniş bir alanda enerjiye duyulan ihtiyaç arz güvenliğini ulusal güvenlik ve ekonomik istikrar politikalarının merkezine yerleştiriyor.

Uluslararası piyasalardaki fiyat dalgalanmaları, bölgesel çatışmalar, tedarik zincirlerindeki kırılmalar ve büyük üretici ülkelerin enerji politikaları, ithalata bağımlı ekonomiler açısından önemli riskler oluşturuyor ki yerli hidrokarbon kaynaklarını geliştirme çabaları bu koşullar içerisinde değerlendirilmelidir.

Doğal gaz tüketimimizin önemli bir bölümünü ithalat yoluyla karşılıyoruz.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının açıkladığı 2025 verilerine göre yıl boyunca 3,11 milyar metreküp doğal gaz üretirken 58,34 milyar metreküp doğal gaz ithal ettik.

Bu tablo bile yerli üretimde sağlanacak artışın neden ekonomik ve stratejik önem taşıdığını gösteriyor.

İthalatın yüksekliği uluslararası fiyat hareketlerinin ve tedarik koşullarındaki değişimlerin Türkiye ekonomisine doğrudan yansımasına neden oluyor.

Dolayısıyla yerli üretimin geliştirilmesi dış ticaret dengesi ve enerji arz güvenliği açısından somut bir karşılık taşıyor.

Sakarya Gaz Sahası bu stratejinin en önemli unsurlarından biri hâline gelmiş durumda.

21 Ağustos 2020’de açıklanan doğal gaz keşfinin ardından yürütülen çalışmalarla saha üretime alındı ve 2023 yılında Karadeniz gazı ulusal iletim sistemine verilmeye başlandı.

Bakanlık verilerine göre 2026 yılı itibarıyla sahadan toplam 6,7 milyar metreküp doğal gaz üretildi.

Günlük üretimin 9,5 milyon metreküp seviyesine ulaşmasıyla ilk üretim aşaması önemli bir kapasite oluşturdu.

Osman Gazi’nin devreye alınmasıyla bu kapasitenin günlük 20 milyon metreküpe çıkarılması üretim zincirinin ölçeğini büyütecek bir gelişme olarak öne çıkıyor.

Osman Gazi’yi önemli kılan özelliklerden birisi de doğal gazın deniz tabanındaki kuyulardan çıkarılmasının ardından deniz üzerinde işlenmesine imkân veren bir üretim altyapısı sunmasıdır.

Yaklaşık 298,5 metre uzunluğunda ve 56 metre genişliğindeki platform üzerinde bulunan 21 ayrı üniteyle doğal gazı işleyerek karaya aktaracak.

Böyle bir sistemin kurulması; mühendislik, güvenlik, deniz operasyonları, kuyu yönetimi ve üretim teknolojileri bakımından yüksek düzeyde teknik koordinasyon gerektiriyor.

Platformun 20 yıl boyunca Sakarya Gaz Sahası’nda görev yapmasının planlanması yatırımın kısa vadeli bir üretim artışından ziyade uzun süreli bir üretim altyapısı oluşturmayı amaçladığını gösteriyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın enerji alanında yerli kaynakların geliştirilmesine verdiği önem bu yatırımların siyasi ve stratejik çerçevesini oluşturuyor.

Bakan Alparslan Bayraktar’ın açıkladığı üretim takvimi ise bu yaklaşımın teknik ve operasyonel hedeflerini ortaya koyuyor.

Bir keşfin ekonomik değeri rezerv miktarıyla sınırlı değil… Bu rezervin hangi maliyetle, ne kadar süreyle ve hangi üretim düzeyinde ekonomiye kazandırılabildiği belirleyicidir.

Sakarya Gaz Sahası’nın geliştirilmesi keşif ile ticari üretim arasındaki bu ilişkinin Türkiye açısından somut örneklerinden biridir.

Üretim hedeflerinin haneler üzerinden açıklanması da doğal gazın toplumsal ve ekonomik etkisini görünür kılıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Osman Gazi ile birlikte 2027’den itibaren her üç haneden birinin yerli doğal gaz kullanacağını belirtirken Bakan Bayraktar üretimin günlük 20 milyon metreküpe ulaşmasıyla yaklaşık 8 milyon hanenin ihtiyacının Karadeniz’den karşılanmasının hedeflendiğini açıkladı.

İkinci yüzer üretim platformunun 2028 yılında devreye alınmasıyla günlük kapasitenin 45 milyon metreküpe çıkarılması ve yaklaşık 17 milyon haneye ulaşılması planlanıyor.

Türkiye’nin enerji stratejisinin geleceği bakımından bir başka önemli konu Karadeniz’deki üretim artışının devamlılığıdır.

Enerji güvenliği bakımından Türkiye’nin önünde bulunan görev yerli üretimi artırırken tedarik kaynaklarını çeşitlendirmek ve altyapı yatırımlarını sürdürmektir. Doğal gaz depolama kapasitesi, sıvılaştırılmış doğal gaz terminalleri, boru hatları ve farklı ülkelerle kurulan tedarik ilişkileri, arz güvenliğinin tamamlayıcı unsurlarıdır.

Güçlü bir enerji sistemi kurulabilmesi yerli kaynakların geliştirilmesiyle uluslararası tedarik imkânlarının dengeli biçimde yönetilmesini gerektiriyor.

Osman Gazi’nin Karadeniz’e uğurlanması enerji alanında ulaşılan teknik kapasitenin ve önümüzdeki dönem için belirlediği üretim hedeflerinin somut bir göstergesidir.

Enerjide bağımsızlık elbette tek bir kaynağın keşfedilmesiyle tamamlanan bir hedef değildir.

Yerli kaynakları bulabilen, bunları güvenli ve ekonomik biçimde üretebilen, farklı tedarik kanallarını koruyabilen ve enerji ihtiyacını verimli biçimde yönetebilen bir ülke olmakla ilgilidir.

Karadeniz’de geliştirilen üretim altyapısı, Türkiye’nin bu doğrultudaki kapasitesini büyütme potansiyeli taşıyor. Osman Gazi’nin görevine başlamasıyla açılan yeni aşamanın gerçek önemi de bu potansiyelin kalıcı üretime ve ölçülebilir ekonomik faydaya dönüşmesinde yatıyor."

Kaynak: BHA

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır. Hakaret ve reklam içerenler onaylanmaz.

TÜRKİYE kategorisindeki diğer haberler

Sonraki haber yükleniyor…

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.

Marka Flower Çiçekçi